Microsoft’un bulut altyapısındaki arıza
Gönderilme zamanı: 02 Eyl 2026, 14:11

Microsoft’un bulut altyapısındaki arıza, küresel çapta birçok kurum ve kişinin iletişim trafiğini durdurdu. Dijital sistemlerin kırılganlığını ortaya koyan kesinti, yeni siber dolandırıcılık risklerini de beraberinde getirdi. Microsoft'un bulut altyapısında dün yaşanan teknik arıza, dünya genelinde milyonlarca kullanıcının e-posta hizmetlerine erişmesini engelledi. Outlook ve Microsoft 365 kullanıcıları oturum açma, mesaj gönderme ve alma, posta kutularını senkronize etme gibi işlemlerde sorun yaşadı. Şirket aynı gün sistemlerin kademeli olarak normale döndüğünü duyurdu.
Yaşanan kesinti, yalnızca e-posta gönderilememesiyle sınırlı bir teknik arıza olmadığını bir kez daha ortaya koydu çünkü Microsoft 365 gibi bulut tabanlı hizmetler, şirketlerin günlük operasyonlarında çok sayıda kritik sürecin merkezinde bulunuyor.
E-POSTA SADECE E-POSTA DEĞİL
Demircan'a göre Outlook'u yalnızca insanların birbirine mesaj gönderdiği bir uygulama olarak değerlendirmek, yaşanan sorunun boyutunu anlamayı güçleştiriyor. "Kurumsal dünyada e-posta, şirketlerin adeta dijital dolaşım sistemi gibi çalışıyor" ifadelerine yer veren Demircan, siparişlerden sözleşmelere, faturalardan banka ve ödeme bildirimlerine, yönetici onaylarından müşteri taleplerine kadar çok sayıda sürecin e-posta altyapısına bağlı olduğunu belirtti. Demircan, Microsoft'un aynı kimlik doğrulama probleminin Exchange Online dışındaki bazı Microsoft 365 hizmetlerini de etkilediğini doğruladığını belirterek, “Aslında burada gördüğümüz şey, tek bir altyapı bileşenindeki sorunun birbirine bağlı çok sayıda dijital hizmete yayılabilmesi" dedi.
MİLYONLARCA DOLAR ZARARA YOL AÇABİLİR
Kesintinin ekonomik boyutuna da dikkat çeken Demircan, kritik bir siparişin ulaşmaması, müşteri talebinin görülememesi veya şirket içindeki bir onayın saatlerce beklemesinin doğrudan parasal kayıplara neden olabileceğini söyledi. Özellikle sağlık, finans, lojistik ve üretim gibi zamanın kritik olduğu sektörlerde birkaç saatlik erişim sorununun dahi ciddi sonuçlar doğurabileceğini belirtti. Ancak tehlikenin yalnızca ekonomik kayıpla sınırlı olmadığını vurgulayan Demircan, küresel kesintilerin siber güvenlik açısından da yeni riskler yarattığını ifade etti.
BU TUZAĞA DÜŞMEYİN
Büyük ölçekli hizmet kesintilerinin saldırganlar açısından uygun bir ortam oluşturabileceğini belirten Demircan, kullanıcıların alternatif iletişim kanallarına yönelmesinin sosyal mühendislik saldırılarını kolaylaştırabileceği uyarısında bulundu.
"E-postamız çalışmıyor" düşüncesiyle hareket eden kullanıcıların sahte teknik destek mesajları, SMS'ler veya telefon aramalarıyla hedef alınabileceğini belirten Demircan, saldırganların "Microsoft hesabınızı yeniden doğrulayın" gibi ifadelerle kullanıcıların şifrelerini ele geçirmeye çalışabileceğini ifade etti.
Dolayısıyla teknik kesintinin kendisi bir siber saldırı olmasa bile, yarattığı belirsizlik ve iletişim karmaşasının dolandırıcılık açısından önemli bir fırsata dönüşebileceği belirtiliyor.
CLOUDFLARE'DAN SONRA MICROSOFT
Yaşanan kesinti, 20 Ocak'ta Cloudflare'da meydana gelen büyük çaplı aksaklığı da yeniden gündeme getirdi. Demircan, iki olayın farklı teknik katmanlarda yaşanmasına rağmen ortak bir noktaya işaret ettiğini söyledi: İnternetin dağıtık bir yapı gibi görünmesine karşın kritik dijital hizmetlerin az sayıda büyük teknoloji şirketinin altyapısına ciddi ölçüde bağımlı olması.
"Bu şirketlerden birinde merkezî bir hata oluştuğunda etkisi bir şirketin sınırlarını aşarak binlerce kuruma yayılabiliyor” değerlendirmesinde bulunan Demircan, söz konusu bağımlılığın küresel ölçekte önemli bir kırılganlık yarattığını ifade etti. BUNUN BİR ÖNLEMİ YOK MU
Microsoft gibi dev teknoloji şirketlerinin bu tür senaryolara karşı yedekleme sistemleri bulunuyor. Ancak Demircan'a göre yedeklilik, hiçbir zaman kesintinin yaşanmayacağı anlamına gelmiyor.
Microsoft'un veri merkezleri, sunucuları, ağ bağlantıları ve veri kopyaları açısından kapsamlı yedeklilik mekanizmalarına sahip olduğunu belirten Demircan, Exchange Online'daki posta kutusu verilerinin farklı altyapılarda birden fazla kopyasının tutulduğunu söyledi.
Ancak asıl problemin, birbirinden bağımsız olması gereken yedek sistemlerin ortak bir bileşene bağımlı hâle gelmesi durumunda ortaya çıktığını belirtti.
Demircan bu durumu şöyle anlattı :
Teknoloji dünyasında bu durum "common-mode failure" veya "correlated failure" olarak tanımlanıyor. Yani birbirinden bağımsız olduğu düşünülen sistemlerin aynı ortak bileşene bağlı olması, tek bir arızanın bütün yedekleri aynı anda etkisiz hâle getirmesine yol açabiliyor.“Bir binada on tane yedek kapınız olabilir ama bütün kapılar aynı elektronik kart sistemiyle açılıyorsa kart sistemi bozulduğunda on kapının olması sizi maalesef kurtarmıyor.”
GARANTİSİ YOK
Demircan, teknoloji şirketlerinin altyapılarını ne kadar güçlendirirse güçlendirsin yüzde 100 erişilebilirlik garantisinin gerçekçi olmadığını da vurguladı.
Devamı için Bakınız :
https://www.odatv.com/ozel/microsoft-bu ... -120161064